Dilegno takipçilerine merhaba! Bu yazımız “79 ahlaki zemime ne anlama gelir” konusunu seven herkes için hazırlandı.
79 Ahlaki Zemime Ne Anlama Gelir? Eski Bir İfadenin Günlük Hayattaki Komik Yansımaları
Bazı kelimeler vardır, duyduğun anda insanın aklına “Bu kelime kesin eski bir kitapta, sararmış sayfaların arasında kalmıştır” hissi verir. “Zemime” de tam olarak böyle bir kelimedir. Mahalle sohbetinde, arkadaş grubunda ya da kahve içerken bir anda ortaya çıkması pek mümkün değildir. Mesela İzmir’de bir kafede arkadaşlarla otururken birinin “Bugün 79 ahlaki zemime işledim galiba” demesi büyük ihtimalle masada birkaç saniyelik sessizlik oluşturur.
Herkes birbirine bakar.
“Ne yaptın oğlum, gizli bir suç mu işledin?”
“Yok ya, annemin mesajına üç saat sonra cevap verdim.”
İşte bazen eski ifadelerle günümüz hayatı arasında böyle komik köprüler kurulabiliyor.
Peki 79 ahlaki zemime ne anlama gelir? Bu ifade genellikle ahlaki açıdan kötü görülen, hoş karşılanmayan davranışları veya kusurları ifade eden eski bir ahlak terimi olarak karşımıza çıkar. “Zemime” kelimesi Arapça kökenlidir ve ayıplanan, kötülenen, yerilen özellik veya davranış anlamına gelir. Yani ahlaki zemimeler, insanın karakterinde veya davranışlarında hoş görülmeyen yönleri anlatır.
Ama işin güzel tarafı şu: İnsan dediğimiz varlık zaten biraz eksik, biraz komik, biraz da kendi hatalarıyla uğraşan bir canlıdır. Hepimiz zaman zaman “Ben bunu neden yaptım?” diye kendi kendimize bakarız.
Eski Ahlak Kavramları ve Modern İnsan Halleri
Eskiden insanlar ahlaki kusurları anlatırken daha ciddi ve ağır ifadeler kullanırdı. Bugün ise aynı durumları biraz daha günlük hayatın içinden değerlendiriyoruz.
Mesela sabah alarmı çalınca yaşadığımız mücadeleyi düşünelim.
Saat 07.00:
Alarm çalar.
“Beş dakika daha uyuyayım.”
Saat 07.15:
“Tamam kalkıyorum.”
Saat 07.40:
“Hayatımda yeni bir sayfa açacağım ama önce biraz daha uyuyayım.”
İşte burada insanın kendisiyle yaptığı küçük pazarlıklar başlar. Belki bu davranış büyük bir ahlaki sorun değildir ama eski dönemlerin ahlak anlayışında kişinin iradesine, disiplinine ve sorumluluğuna büyük önem verilirdi.
79 ahlaki zemime ne anlama gelir? sorusunun cevabını sadece “kötü davranışların listesi” gibi düşünmemek gerekir. Aslında bu tür kavramlar insanın kendisini tanıması için ortaya çıkmıştır.
Çünkü insan kendine bakmadan gelişemez.
Ben de bazen kendime bakıyorum ve küçük bir iç muhasebe yapıyorum.
“Bugün kaç kere gereksiz yere telefonuma baktım?”
“Kaç kere bir işe başlayacağım deyip başka şeylerle uğraştım?”
“Kaç kere arkadaşımın mesajını gördüğüm halde ‘birazdan cevap veririm’ deyip üç saat kayboldum?”
Sonra kendime gülüyorum. Çünkü insan bazen kendi hayatının komedi karakteri olabiliyor.
Ahlaki Zemime Neden Önemsenirdi?
Geçmiş toplumlarda ahlak, sadece bireysel bir mesele olarak görülmezdi. İnsan davranışlarının aileyi, arkadaş çevresini ve toplumu etkilediğine inanılırdı.
Bir kişinin kibirli olması, başkalarını küçümsemesi, verdiği sözü tutmaması veya bencil davranması sadece kendi problemi olarak değerlendirilmezdi.
Çünkü insan tek başına yaşayan bir ada değildir.
Bunu İzmir’de çok net görürsünüz. Sahilde yürürken, vapur beklerken, çay içerken sürekli insanlarla temas halindesinizdir. Birinin küçük bir davranışı bile çevresindekilerin gününü değiştirebilir.
Mesela otobüste yaşlı birine yer vermek.
Büyük bir kahramanlık gibi görünmeyebilir.
Ama o küçük hareket bazen bir insanın bütün gününü güzelleştirebilir.
Tam tersi de mümkün.
Birinin sırf acele ediyor diye herkesin önüne geçmeye çalışması, çevresindeki insanlarda hemen bir tepki oluşturabilir.
“Arkadaşım, hepimiz bekliyoruz.”
Bu cümle bile bazen toplumun küçük bir ahlak sınavıdır.
79 Ahlaki Zemime Ne Anlama Gelir? Günümüz İnsanına Nasıl Bakıyor?
Bu ifadeyi bugünün hayatına uyarladığımızda aslında hepimizin karşılaşabileceği davranışlardan bahsedebiliriz.
1. Kibir: Kendini Fazla Büyük Görmek
Kibir, insanın kendisini diğerlerinden üstün görmesi olarak değerlendirilir.
Modern hayatta bunun çok farklı versiyonları var.
Mesela yeni telefon alan birinin eski telefon kullanan arkadaşına bakışı…
“Sen hâlâ o telefonu mu kullanıyorsun?”
Sanki telefon değil de kraliyet tacı almış gibi davranmak.
Bazen hepimiz küçük küçük kibir anları yaşayabiliyoruz. Bir konuda bilgimiz varsa hemen uzman koltuğuna oturuyoruz.
Arkadaş:
“Bu konuda biraz araştırdım.”
Biz:
“Ben sana anlatayım, ben bunu yıllardır biliyorum.”
Sonra beş dakika sonra yanlış bilgi verdiğimizi fark ediyoruz.
İşte insanın kendiyle dalga geçebilmesi burada çok değerli.
2. Haset: Başkasının Mutluluğuna Takılmak
Haset de ahlaki açıdan eleştirilen davranışlardan biridir.
Bir arkadaşımız güzel bir haber verdiğinde içimizden gelen ilk tepki çok şey anlatır.
“Ne güzel olmuş, çok sevindim.”
Bu samimi bir mutluluktur.
Ama bazen insanın içinde küçük bir ses çıkar:
“Ben neden yapamadım?”
O sesi tamamen yok etmek kolay değildir. İnsan doğasının karmaşık taraflarından biridir.
Önemli olan o sesi yönetebilmektir.
Çünkü başkasının ışığını kısmaya çalışmak, kendi karanlığımızı aydınlatmaz.
3. Dedikodu: Küçük Sohbetlerin Büyük Etkisi
Dedikodu konusu da yıllardır ahlak tartışmalarının merkezindedir.
Hepimizin hayatında şu sahne vardır:
Bir arkadaş grubu toplanır.
Bir kişi:
“Ben kimsenin arkasından konuşmam ama…”
O “ama” kelimesinden sonra genellikle uzun bir hikâye başlar.
Ben de bazen böyle sohbetlerin içinde kendimi yakalıyorum.
İç ses:
“Şimdi konuştuğun şey gerçekten gerekli mi?”
Dış ses:
“Yok ya, sadece bilgi veriyorum.”
İç ses:
“Bilgi mi, magazin bülteni mi?”
İnsan kendini yakaladığında biraz utanıyor ama biraz da gülüyor.
Çünkü fark etmek değişimin başlangıcıdır.
Günlük Hayatta Ahlakın Küçük Testleri
Ahlak denince çoğu kişinin aklına büyük olaylar gelir. Oysa hayatın büyük kısmı küçük tercihlerden oluşur.
Yere çöp atmamak.
Birine teşekkür etmek.
Hata yaptığında özür dilemek.
Birinin sözünü kesmeden dinlemek.
Verdiğin sözü tutmak.
Bunlar küçük gibi görünür ama karakter dediğimiz şey aslında bu küçük davranışların toplamıdır.
İzmir’de bir akşamüstü sahilde yürürken insanların birbirine nasıl davrandığına bakmak bile güzel bir gözlem olabilir.
Bir baba çocuğuna sabırla bir şey anlatır.
Bir genç arkadaşına destek olur.
Bir esnaf müşterisine güler yüz gösterir.
Bunların hepsi günlük ahlakın parçalarıdır.
Kendimize Fazla Sert Olmadan Daha İyi İnsan Olmak
Ahlaki kavramları öğrenirken bazen insan kendini fazla eleştirebilir.
“Ben demek ki kötü biriyim.”
Hayır.
İnsan olmak zaten hatalarla dolu bir yolculuktur.
Mesele hiç hata yapmamak değildir.
Mesele hatayı fark edip düzelmeye çalışmaktır.
Düşünün, herkes mükemmel olsaydı arkadaş sohbetlerinde anlatacak hiçbir komik anımız olmazdı.
Kimse:
“Geçen gün yanlış kişiye mesaj attım.”
“Toplantıda mikrofon açıkken söylenmemesi gereken şeyi söyledim.”
“Markette kasaya kadar gelip cüzdanımı evde unuttuğumu fark ettim.”
gibi hikâyeler anlatamazdı.
Bizi insan yapan biraz da bu kusurlarımızdır.
Sonuç: Eski Bir Kavramdan Modern Bir Ders
79 ahlaki zemime ne anlama gelir? sorusu aslında sadece eski bir kelimenin anlamını öğrenmek değildir. Bu ifade, insanın kendi davranışlarını sorgulaması, eksiklerini görmesi ve daha iyi biri olmaya çalışmasıyla ilgilidir.
Ahlaki zemimeler bize şunu hatırlatır: İnsan sadece yaptığı büyük işlerle değil, günlük hayattaki küçük davranışlarıyla da kendini gösterir.
Bazen sabırsız oluruz.
Bazen gereksiz konuşuruz.
Bazen gururumuza yeniliriz.
Bazen de hiç beklemediğimiz anda güzel bir davranış yapar, birinin gününü değiştiririz.
Belki de asıl mesele kusursuz olmak değil, kendimizi biraz daha tanımaktır.
Çünkü hayat dediğimiz şey biraz ciddi, biraz komik, biraz da kendi hatalarımıza gülmeyi öğrenme sanatıdır.
Bu yazımızda “79 ahlaki zemime ne anlama gelir” konusunu tüm detaylarıyla ele aldık. Dilegno sayfamızı takip etmeye devam edin!
Sitemizden Önerilen: Bamya tohumu böbreğe iyi gelir mi ?